EV KADINLIĞINDAN SANAYİCİLİĞE UZANAN BAŞARI

0 1 sene önce

Yaşadığı hastalıktan kurtulmaya çalışırken girişimci olan bir kadın düşünün; migren, alerji, obezite ve daha bir çok hastalık ile savaşırken aniden bir de böbrek yetmezliği hastalığı çıkınca hastaneye yatan ve o hastaneden girişimci olarak çıkan girişimci kadının başarılı hayatına bakalım.

Yaşadığı hastalıklardan ders çıkararak beslenme alışkanlığını tamamen değiştirip evde kendine sağlıklı, organik, katkısız ürünler hazırlıyor. Ve bir yanda da bunu tek tek, en ince ayrıntısına kadar sosyal medyada yazarak paylaşıyor. Kısa sürede takipçi sayısı büyüyor. Takipçilerinden gelen yoğun talep üzerine de işe koyularak ilk girişimini yapıyor. Küçük bir dükkan kiralayıp yanına da yardımcı olarak 5 kişi alıyor. Türkiye’de ilk ve tek organik sertifikalı üretimi yapıyor. Ekmekten sucuğa, sirkeden turşuya kadar birçok alanda üretim yapıyor. Birinci yılının sonlarına doğru ilk dükkana gelen yoğun talepten dolayı ikinci dükkanını açmak için çalışmalara başlıyor. Gerekli yerlerden izin ve belgeleri aldıktan sonra kozmetik üretimine de başlıyor.

E-ticaret ve markalaşmaya çok önem verdiğini belirterek Türkiye’nin en önemli grupları ile görüşme halinde olduklarını söylüyor.
Tek satış noktası bulunan bu ürünler için yoğun istek geldiğini belirterek mağazalaşma konusunda da bayilik taleplerine olumlu yanıt vermek istediğini söylüyor.
Mutfaktan banyoda kadar sağlıklı yaşam ürünlerinin her türüne sahip olduklarını söyleyerek, probiyotik lahana turşusunda ve kombucha çayında Türkiye’de ilk ve tek organik sertifikaya sahip olduklarını da ekliyor. Şu anda yurtdışından iki ülkeye satışları olduğunu ama bu işi de giderek büyüteceklerini söylüyor.
Büyüme hedefi olarak yeni üretecekleri ürünleri işaret ediyor; yeni ürünler ile büyümemiz de sürecektir diyor.

İşe yaptığı yatırımların hepsinin işten kazandığı para ile olduğunu, işe başladığında bütün parasının sadece 80 bin TL olduğunu ve hiçbir desteğinin de olmadığını söylüyor.
Çevresinden sürekli; “Girişimcilik zor, bir süre sonra pes edersin, batabilirsin, yatırımcı şart, sermaye şart” sözlerini duyduğunu ama asla onları dinlemeyip, çok çalışıp, pes etmeden buralara kadar geldiğini ifade ediyor. İşe ilk başladığında gözünün çok korktuğunu, çok zor bir işe girişmiş olduğunu anladığını söylüyor. Ama vazgeçmeden ilerlettiğini ve ekip kurup ekibi ile çalışıp, her şeyi ben yapacağım diye ısrar etmeden, ekibine güvenerek bir marka değerine geldiklerini de ifade ediyor.
Evde turşu, ekmek yapan bir ev kadını iken şimdi sanayici oldum.” sözleri ile ev kadınlarına ilham olmak için mesajını da iletiyor.

Bir Cevap Yazın

X