Elektronik Ticarete Hukuk Penceresinden Bakış

0 1 ay önce

Elektronik ticaret, tüketici ilişkilerinin ve ticari faaliyetlerin yasal düzenlemelere uygun şekilde yürütülebilmesi için hukuki bir sistemin de parçası olmak zorundadır. E-ticaret hacminin genişlemesi ve her geçen gün farklı yasal düzenlemelere konu olması bakımından ise faaliyetlerin hukuki denetiminin ve muhtemel risk analizlerinin yapılmasını gerekli kılmaktadır.

startupvadisi.com üzerinden düzenli olarak yayınlayacağımız yazılar ile elektronik ticaretin hukuk ile paydaş olduğu konuları ve mevzuata ilişkin güncel gelişmeleri paylaşacağız. İş bu ilk yazımızda e-ticaretin mevzuat içerisindeki yeri ve e-ticaret faaliyetlerine konu olan hukuki süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunacağız.

Mevzuat İçerisinde Elektronik Ticaret

01.05.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6563 Sayılı “Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun” e-ticarete ilişkin yasal düzenlemelerin temelini oluşturmaktadır. 6563 S. Kanun 1/II hükmü uyarınca kanunun kapsamı ise “ticari iletişimi, hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını, elektronik iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmeler ile elektronik ticarete ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ve uygulanacak yaptırımlar” olarak belirlenmiştir. Kapsam maddesinden de görüleceği üzere kanunun şu dört temel hususu düzenleme altına aldığı görülecektir:

i) Ticari iletişim,

ii) Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını,

iii) Elektronik iletişim araçları ile yapılan sözleşmeleri,

iv) Elektronik ticarete ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ve uygulanacak yaptırımlar.

Kanunun uygulanmasını sağlamak üzere özel düzenlemeleri içeren 15.07.2015 tarihli RG. 29417 sayılı “Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik” ve 26.08.2015 tarihli RG. 29457 sayılı “Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik” yönetmelikler çıkartılmış ve yürürlüğe koyulmuştur. Ayrıca yürürlükte bulunan elektronik ticarette güven damgasına ve elektronik ticaret bilgi sistemlerine ilişkin tebliğler yayınlanmış olup e-ticaret ile ilgili düzenleme ve hükümleri içeren diğer mevzuat ise şu şekildedir:

  • 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
  • 5070 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu
  • 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun
  • 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun
  • 6547 Sayılı Posta Hizmetleri Kanunu
  • 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
  • 4458 Sayılı Gümrük Kanunu
  • 29188 Sayılı Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği
  • Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği
  • Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik,

E-ticaretin, yapısı ve uygulama alanı itibariyle birçok farklı kanun ve yönetmelik içerisinde yer almakta olup gelecek zamanda farklı yasal düzenlemeler içerisinde de kendisine yer bulabileceğini söylemek doğru olacaktır. Aşağıda e-ticaret faaliyetleri paydaş hukuki süreçler örneklenerek açıklanacak bu uyuşmazlıklara ilişkin özel araştırmalarımız ise sitede ayrıca yayınlanacaktır.

E-Ticaret Faaliyetleri Ve Hukuk

Faaliyette bulunulan pazarda yaşanan gelişme ve faaliyetin muhatabı olan kişi sayısının artışının bir sonucu olarak faaliyetin hukuk ile olan ilişkisi de o derecede artış gösterecektir. Bu doğal sebep-sonuç ilişkisi sadece e-ticaret faaliyetleri açısından değil insan ilişkilerinin tamamı açısından öngörülebilir bir ilişkidir.

İşletme ile İşletme (B2B) Ticaret Modeli Açısından:

E-ticaret her ne kadar işletmelerin birbirleriyle olan temel ilişkileri açısından Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle bağlı olsa da sektörün kendi içinde yaşadığı değişime dayalı olarak özel nitelikte birtakım ihtiyaçları doğmuştur. Ticari ilişkinin kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi açısından işletme ve iktisat bilimi ile yasal düzenlemelerin bir bütün halinde değerlendirilmesi gerekmektedir. E-ticaret; yasal düzenlemelerde yer alan şirket türü seçimi, ticari sözleşmelerin kurulması, ticari reklamlar ve reklam sözleşmeleri, haksız ticari uygulamalar, kişisel verilerin korunması gibi farklı alanlarda kendisini göstermekte tedarik süreçleri açısından da ayrıca önem arz etmektedir.

Tüketici ile İşletme (B2C) Ticaret Modeli Açısından:

Ticari ilişkilerden başkaca e-ticaretin hukuk ile olan ilişkisinin doğduğu en önemli alan ticaretin muhatabı olan gerçek kişiler yani tüketicilerdir. Tüketici ile olan ilişki e-ticaret faaliyetinde bulunan kişi ve işletmelerin karşılaşacağı hukuki uyuşmazlıklardan çok tüketici ile güven ilişkisinin kurulması açısından önem arz eden bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Güvenli iletişim kanalları ile şeffaf bir ticari faaliyet sürdürülmesi yasal düzenlemelere uyum süreci ile paralellik arz etmektedir. Yasal düzenlemeler ve tüketici davranışları göz önüne alındığında kişisel verilerin korunması, elektronik gönderilerin niteliği, tüketicinin satış aşamasında temel ilkelere bağlı kalınarak bilgilendirilmesi, mesafeli satışlarda göz önünde bulundurulması gereken tüketici hakları gibi alanlarda e-ticaretin hukuk ile olan ilişkisini kendisini göstermektedir.

E-Ticaret Ve Önleyici Hukuk

Son yıllarda sektörde yaşanan gelişme ve yeniliklere bağlı olarak önleyici hukuk hizmetlerine önem verilmesi gerekmektedir. Ne yazık ki birçok ülkemizde farklı sektörlerde hukuki uyuşmazlık ortaya çıkana kadar hukuk desteği alınmamakta bu da telafisi mümkün olmayan zararlara neden olmaktadır. Bu önleyici hukuk hizmetlerinden uzak anlayış (alışkanlık) farklı sektörlerde yıkılmaya çalışılmaktaysa da e-ticaretin emekleme çağında olduğu dönemde önleyici hukuk hizmetlerine bağlılığın artırılması gelecek dönemler için de önem arz etmektedir. Yasal düzenlemelere uyum, karşılaşılması muhtemel cezaların önlenmesi ve yapılacak yatırımların yönlendirilmesi açısından ayrıca önem taşımakla birlikte yukarıda sayılan tüketici ilişkileriyle sınırlı olmamakla birlikte birçok farklı güvenceyi beraberinde getirecektir.

Bir Cevap Yazın

X